(GUGUKLUHAYAT2) gugukluhayat2@googlegroups.com adlı grubun özeti - 1 Konu konuda 1 İleti ileti

Gugukluhayat | 20:39 |


Grup: http://groups.google.com/group/gugukluhayat2/topics

    "su yeşil" <greenhill61@hotmail.com> Dec 04 04:04AM +0200 ^
     
    Alışveriş Merkezleri Mutluluk satar mı?
     
    Amerika'nın son alışveriş trendi: Alışveriş yapmamak! Hatta eldeki
    mallardan da kurtulup, hayatı sadeleştirmek! Kriz sonrası, çalışanlar,
    gelirlerinin daha büyük bir bölümünü harcamayıp biriktirmeye başlayınca,
    ABD'li üreticilerin etekleri tutuşmuş! Şu ara yapılan çoğu tüketici
    araştırmaları "Bu adamlar ne satın alırlarsa mutlu olurlar?"la ilgili.
    Ortaya çıkmış ki bir servis almak, mal almaktan daha faydalı insan doğasına.
    Yani bir ayakkabı yerine kutu oyunu, pahalı bir çanta yerine spor salonu
    üyeliği, araba yerine seyahat, ruj yerine sinema bileti, insanları daha
    mutlu ediyor! Bir tecrübe satın almak, kişiye daha yoğun ve uzun süreli bir
    tatmin sağlıyor. Üstelik 'Mal edinme'nin mutluluk getirmediğini öğrenen
    'dünyanın en çok satın alan halkı', kocaman otomobillerini, dört oda bir
    salon evlerini, 48 parçalık yemek takımlarını, doğrayan parçalayan
    karıştıran onlarca mutfak aletlerini satıp, ayrı bir oda haline gelmiş
    gardıroplar dolusu giysilerini fakirlere bağışlayıp hayatlarını
    sadeleştiriyor. Bazı aileler 40 metrekare bir evde, dört tabak, dört
    bardakla ve işe bisikletle gidip gelerek yaşamanın onları hiç olmadıkları
    kadar mesut ettiğini iddia ediyor. Bu esnada biriktirdikleri parayı
    yoga derslerine ve tatillere harcıyorlar.
     
    *YÜZ EŞYAYLA YAŞAMAYA DAVET! *
    Bir internet sitesi, tüketicileri sadece ve sadece 100 adet kişisel eşyayla
    yaşamaya davet ediyor! Yani kıyafet, kozmetik, ayakkabı, kitap, kalem, her
    şey toplam 100 parça edecek. Sitenin çağrısı büyük ilgi görüyor ve internet
    kullanıcılarından hatırı sayılır sayıda bir grup, kişisel eşyalarını hayır
    derneklerine bağışlayıp hayatlarındaki kalabalıktan kurtuluyor. Hikâye,
    psikologlara göre şu: İnsanlar, iyi ya da berbat, yaşamlarındaki tüm
    değişikliklere çabucak alışıyor ve doğalarında var olan sabit mutluluk
    seviyesine bir an önce ulaşmaya çalışıyorlar. Ebeveynlerinden birini
    kaybeden bir insanın bir süre sonra eski mutluluk ve neşesine kavuşması da
    bu yüzden, yalı alanın birkaç yıl sonra yalıda oturmayı kanıksayıp eskisi
    kadar 'mutsuz' olması da! Yani para mutluluk getirmiyor denemez ama parayla
    satın alınan mallar mutluluk getirmiyor! Şan dersleri, seyahatler,
    piknikler, tiyatro oyunları filansa başka! Farklı tecrübeler hayatı
    zenginleştirip memnuniyeti yükseltiyor! Los Angeleslı filmci Roko
    Belic dünyayı dolaşıp *Happy *(*Mutlu*) isimli bir belgesel üzerinde çalışıyor.
     
    *New York Times * gazetesinin
    haberine göre San Fransisco'nun kalburüstü semtlerinden birindeki evini
    bırakıp, hayatını tamamen değiştirip, Malibu plajında bir karavana taşınmış!
    Haftada üç dört gün sörf yapabildiği için şu anda ufacık karavanda çok daha
    mutlu bir hayat yaşadığını anlatmış.
     
    *SANKİ ALIŞVERİŞ İÇİN YAŞIYORUZ *
    Bi de tabi, herkes gider Mersin'e, biz... Şu anda ülkede tam bir AVM patlaması
    yaşanıyor. Buluşmalar, sosyalleşmeler, hafta sonu aile gezmeleri, her tür
    eğlence hep alışveriş ve merkezleri etrafında dolanıyor. İndirim
    dükkânlarının kapısındaki kuyruk ve izdihamlar da çabası. Geçen gün
    haberlerde, yastıkların 1 TL'ye satıldığı bir indirim dükkânında birbirini
    ezen kalabalığın arasından bir ev kadını, bağırarak kameralara anlatıyor:
    "Ben altı tane kapabildim, iki oğlum var, onlar da ikişer tane aldı, keşke
    10 tane daha taşıyabilseydik! Muhtemelen dört kişi olan bu ailenin 20 adet
    yastıkla ne yapacağı ise meçhul! Türkler artık mümkün olduğu kadar çok malı,
    mümkün olduğu kadar çabuk alıp, evlerine götürmek için yaşıyor! Alışverişe
    niyeti olmayan bile vitrin bakıp hayal kuruyor. Konsere gidip keman çalmayı,
    müzeye gidip ressam olmayı hayal eden pek az. Hayat amaçlarımız genelde
    "Bazı ürünleri edinmek," üzerine kurulu. 70'li yıllarda bir siyah beyaz
    televizyon, bir adet buzdolabı, merdaneli çamaşır makinesi ve salonda üzeri
    tığ işi örtülü sabit hat telefonu olan her aile kendini son derece zengin ve
    konforlu hissederdi. Sonra işler yavaş yavaş değişti. Artık cep telefonu bu
    yılın modeli olmayan vatandaşın devlete isyan edesi var. Almaya doyup
    'hayatı sadeleştirme' aşamasına ne zaman geliriz, o meçhul.
     
    Gülse BİRSEL

     



__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan bilgiler, virüs imza veritabanı sürümü: 5703 (20101214) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

http://www.nod32.com.tr

Etiket:

Hakıkımızda:
Gugukluhayat tam 14 yıldır Sizlerle beraber. Paylaşıyoruz, öğreniyoruz,yardım ediyoruz, eğleniyor,bilgi sahibi olurken mutlu oluyoruz